Zihin
Klinik psikolog Burak Uçkun’dan hipnoz, otohipnoz ve zihin kuramı eğitimleri aldı. Mentalist Korzay Koçak’la zihin ve bilinç üzerine çalışmalarını derinleştirdi.

BEN AN, yalnızca Benan Olcay’ın değil, her insanın “ben” dediği yerde başlayan sanatsal bir deneyim alanı. Bir hikâyeden önce bir hâli hissetmeye, birlikteki tekliği hatırlamaya davet.
Bir müzede okuduğu satırlar onda kaldı: Sanat yalnızca gördüğümüzü değil, kendimizle kurduğumuz ilişkiyi de değiştirebilir. Bu yüzden ona “DEM nedir?” diye sorulduğunda, verebileceği en yakın cevap sanattır.
Benan Olcay’ın yolu, kanıt ve sorgulama kültüründen geçerek zihne, bedene ve AN’a uzanır. Bilgi bir başlangıç; deneyim ise başka bir kapıdır.
YOLCULUĞU OKU

Benan Olcay, 1979’da İstanbul’da doğdu. Avukat anne ve babasının yanında şahitlik, delil ve soru sorma kültürüyle büyüdü.
Saint Benoît Fransız Lisesi’nin ardından İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu.
Medya sektöründe geçen 20 yılın ardından, “Ne kadar bilsek de bilmediğimiz çok şey var” düşüncesi onu yeni bir arayışa taşıdı. 2019’dan itibaren ilgisi zihne, bilince ve hissedilene yöneldi. Şimdi kendi hakikatine ve sistemine olan merakı, tanıdıkça artan tutkusu ve sevgisi ile keşfetmeye ve zevk edinmeye devam ediyor.
Klinik psikolog Burak Uçkun’dan hipnoz, otohipnoz ve zihin kuramı eğitimleri aldı. Mentalist Korzay Koçak’la zihin ve bilinç üzerine çalışmalarını derinleştirdi.
Pleiades İleri Seviye Şifa ve Farkındalık Enerji Meditasyonu aktivasyon yönteminde uygulayıcı ve master eğitmenlik eğitimlerini tamamladı; meditasyon akademisinde dört yıl eğitmenlik stajı yaptı.
Araştırmacı yazar ve dönüşüm danışmanı Tuna Kamhi’den rüya ve sembol dili eğitimi aldı.
Kendi deneyimine ve yüzlerce katılımcının deneyimine tanıklık etmek, merakını önce parçaları okumaya yöneltti. Semboller, isimler, deneyimler… Zamanla görüneni anlamlandırmanın ötesinde, hepsinin temelinde işleyen sistemi merak etmeye başladı. Sistemi kendinden tanımaya, keşfetmeye başladıkça merakı tutkuya, bir zevke, hatta sevgiye dönüştü.
Kendi derinleşme ve demlenme deneyimlerinde bedenin bilgeliğini derinden fark etti; kendiliğinden beliren bir hâl, 2024’te DEM adını aldı. O zamandan beri Benan, DEM’i İstanbul ve İzmir’de insanlarla buluşturuyor; kendisi de keşfetmeye devam ediyor.
Bireysel programlara katılım, referans ve ön görüşmeyle gerçekleşir.
Kolektif programlar ise referans sisteminin yanı sıra kurumsal iş birlikleri ve sosyal sorumluluk projeleriyle hayata geçer.
Kanıt, yargı, yorum ötesine bir davet:
DEM’E YAKLAŞ“Ben bir şey bilmem... Ama yaşadığımı bilirim. Hissettiğimi, içimden geçen o sessiz hakikati bilirim.
Bir çiçeğin kokusunu duyduğumda, onun neden güzel koktuğunu kanıtlamaya çalışmam. Kokunun üzerine düşünmem, onu parçalara ayırmam, ona bir isim bulmak için uğraşmam. Eğilirim... Koklarım... Ve o anı yaşarım. Çünkü bazı şeyler anlatıldığında eksilir. Bazı şeyler bilginin içine sığmaz. Onları ancak deneyimin içinden geçtiğinde tanırsın.
Deneyim bana bilgi vermez yalnızca; beni yaşamın kendisiyle karşılaştırır. Belki de insanın en büyük yanılgısı, yaşaması gereken şeyi anlamaya çalışmasıdır. Ben hayatı çözmeye çalışmıyorum. Hayatın bana dokunmasına izin veriyorum.
Çiçeğin kokusunu bilmek başka, o kokunun içinde bir anlığına kendini unutmak başka... Ben ikincisini seçiyorum. Çünkü hakikat bazen öğrenilecek bir şey değildir. Yaşanır. Ve gerçekten yaşadığında, artık kanıta ihtiyaç duymazsın.”
— ŞTK
Kendini seçtiğin An, DEM Başlar.
DEM’İ KEŞFET